Play Video

Üzerinde Çok Düşünülmemesi Gereken Şeyler

Evrim Kuran

Jean-Paul Sartre birisini sevmeye kalkışmayı, bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği ana benzetir. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan. O anlardan yaşamın içinde bolca bulunur. Düşünmeye kalkarsa yaşayamaz insan. 

Düşünmek illeti, modern insanı Yunan mitolojisinin en önemli karakterlerinden olan Sisifos haline getirmiştir adeta. Lanetlenmiş ilk insan olduğu rivayet edilen Sisifos, Tanrılar tarafından büyükçe bir kayayı sonsuza dek Olimpos Dağı’nın tepesine kadar taşımak cezasına çarptırılmıştır. Tam tepeye ulaştığında, kaya elinden kaçmakta ve her şeye yeniden başlamak zorunda kalmaktadır. Sisifos ölümlülerin en bilgesi olan insandır. İsmi sophos (bilge) sözcüğüyle ilişkilendirilir. Onu, Wecker gibi, bilginin peşinde boşa çaba harcayan bir insan olarak yorumlayan alimler de vardır, Albert Camus gibi tepelere doğru tek başına didinen, yüreği dolu, mutlu bir kahraman olarak tanımlayanlar da. 

Düşünmek, kimi zaman, Sisifos’un laneti gibidir; ölümlülerin en bilgesi olan insana sunulmuş bu kaya sürekli aşağı yuvarlanır ve insan her an onu yukarı taşımaya çalışır. 

Oysa, üzerinde çok düşünülmemesi gereken şeyler vardır. 

İnsan, çok düşünürse, ağız dolusu gülemez, karşılıksız sevemez, birini affedemez, gönlünce sevişemez, kimseye güvenemez, istediğinde gidemez.

İnsan, çok düşünürse hesapsız yaşayamaz, öngörmeden duramaz; ait olmadan kalamaz; sahip olmadan anlayamaz; sığ sulardan çıkamaz. 

Sisifos’lar bir kayayı bir ömür yukarı yuvarlamaya çalışadursun, denizin üstünde sırt üstü yatar gibi kendini hayata bırakanlar için üzerinde çok düşünülmemesi gereken şeyler vardır. Suyun kaldırma kuvvetine inandıkları gibi inanırlar yaşama. Onlar, zihin yönergesiyle değil, yürek titremesiyle varolanlardır. Onlar, hayatı iliğine, kemiğine buyur edenler; ama vasata, dayatılana, statü kaygısına, planlı tekrarlara başkaldıranlardır. 

Hayat, üzerinde çok düşünülmemesi gereken bir şeydir. Düşünmeye kalkarsa yaşayamaz  insan.